TVD RPG

Türkiye'nin ilk ve tek Vampir Günlükleri RPG sitesi.
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Elyssa.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Elyssa Fruch
Lütfen rütbe edinin.


Mesaj Sayısı : 1

Bilgiler
RP Puanı:
83/100  (83/100)
Güç:
0/100000  (0/100000)

MesajKonu: Elyssa.   Ptsi Mart 07, 2011 7:36 pm

İstediğiniz Irk (Vampir, Kurtadam, vs.) :: Vampir.
RP ::


Yağmurun hızlanmasıyla gözlerini açtığında, simsiyah bulutların
gökyüzünü işgal edişini seyrediyordu. Sıcacık yatağından kalkıp sırf o
çimen kokusunu içine çekmek için pencereye yönelmişti. Pencerenin
kulbunu çevirip camı ardına kadar açtığında, o aşina olduğu kokuyla
başbaşa düşlemişti kendini. Yağmur damlaları yüzüne kırbaç gibi çarpsada
eli varmıyordu pencereyi kapatmaya. Seviyordu; ona hem ölümü hem de
yaşamı hatırlatan bu toprak kokusunu.Yağmur yağdığında şemsiye bulamayıp
ıslanmak istiyordu o. Yağmur rahmet demekti. Rahmet ise hayat.

Pencereden
uzaklaşıp giyinmeye koyulmuştu Elyssa. Çırpı gibi bacaklarına muz
çorabını geçirip, dar siyah eteğini çekmişti üzerine. 'Ben burdayım.' dercesine kırmızı omzundan düşme bir blüzü de giymeyi eksik etmemişti.
Beğenilmek
onun her zaman önceliğiydi. Eğer taş bir vücudun varsa onu
sergilemekten çekinmek aptallıktı bu kadın için. İnce topuklu, siyah,
ucu açık siyah parlak ayakkabılarını ayağına geçirmişti. Bu
zımbırtılardan her ne kadar nefret etsede modadan ödün vermiyordu. Sarı
dalgalı saçlarını bir yumru halinde toplamıştı. Kırmızı ruju çevirerek
açıp, dudağına sürmüş ve iyice yedirmişti. Rimeli kirpiklerine sürdüğünde "Bu sefer ağzımı açmayacağım." deyip
inatla kapamıştı dudaklarını. Hep düşünürdü şu açık ağzın sebebini. Boş
şeyleri kafasına takmayı hobi edinmişti adeta. Sineklerin neden b*ka
konduklarını, kalemin içinde neden kömür değilde başka bir şeyin
kullanılmadığını ve hatta bukalemunun uçuk pembe gibi tatlı bir renk
varken, neden mat renklere dönüştüğünü...

Vestiyerdeki
şemsiyesini alıp çıkmıştı evden. Güneşin, bulutların ardından onu her an
yakmak için çıkmamasını ümit ederek tedirgin, gideceği yere bir an önce
varmak içinse hevesle ilerliyordu. Dikkat çekmemek için sıradan bir
insanmışçasına
usulca ve yağmurdan şikayetçiymiş gibi bezgince yürüyordu. Gözlerinin
önüne düşen saçları hayıflanarak arkaya atıyordu. Dar ve ıslak sokakta
kendisine hırlayarak yaklaşan köpeğe o da içgüdüsel olarak hırlamıştı.
Bu dev gibi köpek keskin parlak dişleri görünce; kuyruğunu bacaklarının
arasına sıkıştırıp tırıs tırıs kaçmıştı. Elyssa içindeki gülme dürtüsüne
engel olamayarak kahkahasını patlatmıştı. Boş sokakta yankılanan o ince
ve ruhani sese küçük bir gülümsemeyle eşlik etti. İlk yerden sağa
döndüğünde karşısına genişçe bir malikane çıkmıştı. Kahverengi duvarlı
bu beton yığını, bahçenin içindeki garip heykellerle oldukça itici
görünsede ev sahibininne kadar karizmatik olduğunu biliyordu. Sadece
zevksiz bir adam. Zevksiz, olağanüstü bir adam.

Elyssa kapının
önüne vardığında henüz zile basmaya fırsat bulamamışken, demir yığını
büyük bir gümbürtü çıkararak ardına kadar açılmıştı. Karşısındaki adamın
müstehcen bakışlarına küçük bir gülümsemeyle yanıt verip" Asanı bu tür işler için kullanmamalısın."dedi.
Adam küçük bir kahkaha koyverip "Sınırlı sayıda değil ki. Harcamaktan
çekinmem hayatım." dedi. Kadın onun laflarına aldırış etmeden oturma
odasına yöneldi. İçeri girdiğinde dışarıdaki atmosferden çok farklı bir
ortamla karşılaştı. Pembe boyalı duvarlar, krem rengi koltuk takımı,
orada burada bulunan çiöek saksılarıyla çizgifilmlerden fırlama bir oda
gibi duruyordu. Tek kişilik bir koltuğa yavaşça kuruldu. Uzun boylu,
kaslı adam ise onun tam karşısındaki koltuğa kurulmuştu. Gri gözlerini
karşısındaki bayana dikmiş bir yandan da elindeki sigarasını
tüttürüyordu. Temkinli bir sessizliğin ardından Elyssa "Ne istiyorsun?" demişti tok bir sesle. Adam bu ani girişimden dolayı yerinde huzursuzca kıpırdandıktan sonra "Hayatını kurtardığım için bir karşılık beklediğimi mi düşünüyorsun?" demişti.

~
Bir
dolunay gecesi dışarıda etrafı kurtadamlarla sarılı iken John Elyssa'yı
onların elinden kurtarmıştı.-Efsaneye göre kurtadamın tek bir ısırığı,
vampirleri öldürmeye yetebilirmiş.- Asasını yanından eksik etmeyen John
onu kullanmaktan çekinmemiştir.
~

"Evet, yanılmıyorsun." diye devam etti. Elyssa 'biliyordum.'
bakışı atıp yerinden hızlıca kalktı. John kızın ne zaman kaktığını bile
anlayamadan Elyssa keskin dişlerini adamın boynuna yaklaştırmıştı.
Korkuylala birlikte derin derin nefes alan adama "Yaptığın iyiliğin karşılığını beklersen cehennemde kavrulursun." dedi
sırıtarak. Sonra adamın boynuna küçük bir buse kondurarak geri çekildi.
Tıpkı toprak gibi kokuyordu. Damarlarından akan kanın pompalandığını
dahi duyabiliyordu. Ve eğer bu kuşbeyinli adam bir hamlede daha
bulunursa tadına bakmaktan asla çekinmezdi. "Birkaç damla kanını istiyorum." dedi ardındaki öksürük dalgasına kapılarak. Elyssa, karşısındaki büyücüye küçümseyici bakışlarını atıyordu. "Genelde ben insanların kanını isterim John." dedi dişlerini göstererek, sözlerine devam etti. "Ne yapacaksın?"

"Deney gibi bir şey Ely." dedi adam gözleri parlayarak. Elyssa, içgüdüsel olarak hareket etmeye
başlamıştı. Tekrar çevik bir hareketle adamın arkasına geçmiş ve boynunu güçlü elleri arasında kıstırmıştı. "Açıkla!" Adamın gerçeği söylemekten başka çaresi kalmamıştı.
"Bir büyü yaptıktan sonra, kanı vücuduma alacağım."
"Ne işe yarayacak?"
Daha güçlü, hızlı bir büyücü olacağım."
"Bak seen. Bir de şöyle deneyelim ha? Eminim seveceksin!"
Kadın
dişlerini, adamın boynuna geçirdi. Adam inleyerek onu üzerinden atmaya
çalışsada nafile. Kadının dili olabildiğince yakıcıydı. Kanının
çekilişine seyirci kalamayan adam, elini pelerininin cebine atıp asasını
çıkardı. Kendine doğrultup bir inilti tınısında "Aspresonders, de
pier!" dedi. İki beden de aynı anda beyaz ruha benzeyen silüetler havaya
yükseldi. Yer değiştiren beyaz varlıklar, aynı hızla karşıt bedenlere
tekrar girdiler. Elyssa ve John yere kapaklanmış, ikisi de baygındı.

Bir gün sonra.

Elyssa
mızmızlanarak gözlerini açtığında, kendini odada yapayalnız buldu.
Yaşananları anımsamaya çalışırcasına kafasını sallıyordu. Vücudundaki
kırgınlığı anlayamıyordu. Geçirdiği elli yıl boyunca hiç hasta veya
yorgun olmamıştı. Olamazdı da zaten(!) Çevik bir hareketle kalkmak
istese de yapamamıştı bunu. Masanın üzerindeki parşömen kağıdını alıp
okumaya başladı.
Sevgili Elyssa,
Büyüde
bir hata olmuş olmalı. Tam olarak anlamış değilim fakat, büyü güçlerim
yok oldu. Neyse ki kendimi vampir gibi hissediyorum. Sanırım bir çeşit
aktarım oldu. Senden bana, benden sana. Büyüleri tepe tepe kullan ve
yaşlanmanın tadına bak güzelim.


John.

Edit: Neden bu şekilde yana kayoypr anlamıyorum. Bir türlü düzeltemedim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Khrysaor
Yönetici | Köken Vampir
Yönetici | Köken Vampir
avatar

Lakap : Deneme bile.
Nerden : Bulgaristan
Mesaj Sayısı : 58

Bilgiler
RP Puanı:
100/100  (100/100)
Güç:
100000/100000  (100000/100000)

MesajKonu: Geri: Elyssa.   Salı Mart 08, 2011 4:46 pm

A N L A T I M [50 puan]
[ Kurgu ] : 20/25 puan
[ Betimleme ] : 12/15 puan
[ Akıcılık ] : 14/15 puan

Y A Z I M [50 puan]
[ Noktalama Kuralları ] : 15/15 puan
[ İmla Kuralları ] : 13/15 puan
[ Paragraf Düzeni ] : 5/10 puan
[ Renklendirme ] : 4/5 puan

T O P L A M [100 puan]
[ RP Puanı ] : 83/100 puan
Aramıza hoş geldin ^^.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Elyssa.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TVD RPG :: Karakter :: Irk ve RP Düzeyi Belirleme-
Buraya geçin: